Time: 4:05

Basın Açıklaması (16.07.2019)

Pazartesi, 16 Temmuz 2018 13:34

 

‘Sağlık’ kavramının ve ‘Sağlık Sistem Yapısının bağımsız olarak düşünülmesi mümkün değildir. Sağlık, birçok faktörün etkileyen bir durumdur. Ekonomik, politik ve sosyal etmenler toplumların sağlık yapısının önemli belirleyicileridir.

Bir devletin halkına verdiği değeri ortaya koymak için ülkenin sağlık sistemine bakılması yeterlidir.

 

Ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin geliştirilmeye ve güçlenmeye ihtiyacı olduğu herkesin kabul ettiği bir gerçektir.  Sağlık hizmetlerinin gelişme ve güçlenme çalışmaları sürdürülebilir ve planlı olmalı; mevcut potansiyel ve ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır.

Devletin temel görevlerinden biri her vatandaşa ihtiyacına göre, eşit, güvenilir, ayrıcalıksız, kaliteli ve yeterli sağlık hizmeti götürmektir.  Sağlık işleriyle görevli bakanlık yıllar içerisinde işlevselliğini kaybetmiş, kurumsal ve gelişen çağa uygun bir yapıya ulaşamamıştır. Bütün bunların sonucunda sağlık hizmetleri günübirlik aksaklıkları giderme gayretinden ibaret bir kurum halini almıştır.   Daha iyi sağlık hizmeti için yapılması gereken alt yapı ve ileriye dönük planlama işlerine ise bir türlü sıra gelmedi, ertelendikçe ertelendi. Kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek için güncel bilimsel gelişmelere uygun, sürdürülebilir, devlet politikası haline gelmiş sağlık politikalarına ihtiyaç vardır. 

Sağlık işlerinden sorumlu bakanlığın son zamanlardaki bir takım icraatları bilimsel gelişmelere ve sürdürülebilir olmaya oldukça uzaktır:

 

*Sağlık hizmetlerinin en önemli unsurlarından olan acil servislerin güçlendirilmesi için Sendikamız yıllardır önerilerde bulunmakta, buna karşın acil servis hizmetlerimiz özlenen düzeye ulaşamamaktadır.

Acil servislerimizde uygun kadroların oluşturulması yerine hizmetler sözleşmeli ve asistan hekimler eliyle yürütülmekte hatta meslektaşlarımız dayatmalarla,  zorla çalıştırılmaktadır. Oysaki acil servislerde sürekliliği olan, uygun kadroların bir ekipte toplanması halinde hizmet kalitesinin artacağı bilimsel bir gerçeklik halinde karşımızda durmaktadır.

 

*Diğer yandan sağlık işlerinden sorumlu bakanlık hekim eksikliklerinin üstesinden gelebilmek için bugüne kadar uygulanmamış bir yönteme başvurmakta bazı hekimleri 6 ayrı kamu sağlık kuruluşunda görevlendirmektedir. Evet, yanlış okumadınız bir hekim haftanın her günü farklı bir sağlık kurumunda çalışmakta, hafta sonu nöbetlerini de farklı bir merkezde tutmak zorunda bırakılmaktadır. Üstelik bu birden çok hekimin karşı karşıya kaldığı,  meslek onuru bir yana verimlilikten ve kaliteden uzak, hasta açısından takip sorunlarının yaşandığı, hekimler içinse deyim yerindeyse "sürgün" benzeri bir çalışma şeklidir. Bakanlık, hekim eksikliklerini tamamlamak, acil servis veya merkezden uzak sağlık kurumlarında hekimlerin çalışmalarını özendirmek yerine baskıcı bir tutum içerisine girmektedir. Böylesi bir tutum kabul edilebilir olmaktan çok uzaktır.

 

*İlaç Eczacılık Dairesi’ndeki idari zafiyetten ve otomasyon sistemindeki eksikliklerden dolayı maliyeti yüksek olan ilaç ve tıbbi malzemeler zaman zaman çöpe giderken enfeksiyon, kanser ve bazı kronik hastalıkların tedavilerinde kullanılan ilaçlarda eksiklikler yaşanmaktadır. Kamu sağlık merkezlerinde tetkikler için gerekli olan malzemeler ve kitlerin eksiklikleri nedeniyle hastaların tanı alması gecikebilmektedir.

 

*Ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin "Amiral gemisi" Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde sadece 8 ameliyat salonu olması nedeniyle operasyonlar için bekleme süreleri ve listeleri uzadıkça uzamakta, acil durumlarda hastalar sevk edilmek zorunda kalınmaktadır. Tam donanımlı yeni ameliyathane ve modern poliklinik binası yaparak hekimlerin daha fazla hastaya daha iyi şartlarda hizmet vermesinin sağlanması yerine ülkenin sınırlı mali kaynakları sevklere harcanmaktadır.

 

*Kamu sağlık merkezlerimizdeki fiziki alt yapı şartları ve personel eksiklikleri nedeniyle hizmet kalitesi düşmekte ve hem hastalar hem de sağlık çalışanları için güvensiz bir ortam oluşmaktadır. Aylar önce yaptığımız çağrılara rağmen hala daha personel ve hemşire istihdamı yapılmadığı için Onkoloji Hastanesi’ndeki 1 kat ve Göğüs Cerrahisi Servisi açılamamış ayrıca Yoğun Bakım yatak sayısı azaltılmak zorunda kalınmıştır.

 

*Sağlık işlerinden sorumlu bakanlığın yaklaşık 6 aylık dönem içinde sosyal devlet anlayışının gereği olan kamu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine dair tatminkâr bir icraat göremediğimizi üzülerek kamuoyu ile paylaşırız.  Aksine kamu sağlık merkezlerinin önce zayıflatılıp ardından çökertilmesi ve devlet eliyle sağlık hizmetlerinin özel sektöre peşkeş çekilmesi girişimlerine Kıbrıs Türk Kamu Hekimleri olarak asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatırız.

 

 

Saygılarımla

Dr. Ahmet Varış

Başkan

 

 

Last modified on Pazartesi, 16 Eylül 2019 13:47
Rate this item
(0 votes)
Read 125 times

Facebook Sayfamız