Time: 4:04

Kanser Haftası

Pazartesi, 02 Nisan 2018 13:59

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2012 yılında dünyada yaklaşık 14 milyon yeni kanser olgusu saptanmıştır.

Bu sayının önümüzdeki 20 yılda %70 oranında artması beklenmektedir.

Kanser, dünyada ölüm sebepleri arasında ikinci sırada yer almakta olup 2015 verilerine göre 8.8 milyon insan kanser nedeni ile hayatını kaybetmiştir.

 

TÜM DÜNYADA GERÇEKLEŞEN HER 6 ÖLÜMDEN 1’İ KANSERE BAĞLIDIR.

Ülkemizde de kanser sıklığı giderek artmaktadır. Tıptaki ve yaşam şartlarındaki gelişmelere bağlı olarak insan ömrü uzadıkça,  kanser vakaları görülmeye devam edecektir. Bu artışta teknolojik ve bilimsel gelişmelere bağlı olarak kanser tanısı koyabilmekteki başarı oranlarının artışının da katkısı vardır.

Kanser görülme sıklığı, dünyanın gelişmiş ülkelerinde, gelişmemiş ülkelere göre daha fazla olmasına rağmen, ölüm oranları gelişmekte olan ülkelerde daha fazladır. Buradaki etken ise kanseri tedavi etme olanaklarındaki farklılıklardır.

 

Ülkemizdeki durumun Avrupa ülkelerine benzer olduğunu düşünmekteyiz. Son yıllarda başlatılan çalışmalara rağmen henüz ülkemize ait kanser istatistikleri yani, kaç hastamız olduğu, her yıl kaç yeni kanser vakası görüldüğü, hangi kanser hastalığından kaç hasta olduğu, hangi bölgede kaç vaka görüldüğü gibi veriler net olarak elde edilememiştir. Oysa bu istatistiki bilgiler kendimize ait bir kanser politikası belirleyebilmek için gereken en önemli verilerden biridir.

Ülkemizde, kamu hastanelerimiz içinde en büyük merkez olan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesinde, Eylül 2016’da hizmete giren Onkoloji Merkezinde erişkin tıbbi onkoloji,  erişkin hematoloji, pediatrik onkoloji, pediatrik hematoloji ve radyasyon onkolojisi bölümlerinde hizmet verilmektedir.  

Giderek artan hasta sayısının en iyi göstergelerinden birisi de merkezdeki mevcut yatılı servislerin son aylarda %100 dolulukla çalışması, hatta çoğu zaman hastaların boş yatak olmaması nedeni ile başka servislerde, kanser hastaları için uygun olmayan şartlarda yatırılmak zorunda kalınmasıdır. Oysa merkezin yatılı servis hizmeti verecek şekilde tamamlanan ve 23 odası olan 3. katı personel eksikliği nedeniyle 1.5 yılı aşkın bir süre olmasına rağmen halâ hizmete açılamamıştır. Sendikamız çeşitli kereler ‘boş duvarların değil’ kalifiye personelin hasta tedavi edebileceğini gündeme getirmiştir.

 

Diğer yandan son zamanlarda kanser hastalarının tedavilerinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının temininde sıkıntılar yaşanmakta, zaman zaman ilaç eksiklikleri yaşanmaktadır.  Bu sadece hastalarımızın endişelerini artırmakla kalmayıp ayni zamanda tedavi başarılarını da olumsuz olarak etkilemektedir. Yeni nesil kemoterapi ilaçlarının ise temin edilmesinde ciddi sıkıntılar vardır.

Son 5 yılda sağlık ile ilgili sevklere ödenen toplam miktar 75milyon TL’dir. Bunun büyük kısmı Onkolojik hastalar için ödenmiştir. Radyoterapi için ödenen parayla 6 tane radyoterapi cihazı alınabilirdi. Uzun uğraşlar sonunda bu cihaz kamu hastanesine kazandırıldı. PET tetkiki için ödenen paralarla bu cihaz kamuya satın alınabilir ve sevk giderlerinde ciddi bir azalma sağlanabilir.

 

Onkoloji Merkezimizde pump cihazı eksikliği vardır. Aylar önce ivedilikle 60 pump cihazı talep edilmesine rağmen bakanlık bunu henüz alamamıştır. Hali hazırda kullanılan 16 pump cihazı ise yine kamu hekimlerimizin gayretleriyle çeşitli sivil toplum kuruluşları ve bireyler tarafından bağış olarak alınmıştır.

Onkoloji Merkezinde 24 saat kesintisiz hekimlik hizmeti verilmesi, kritik hastaların yattığı servislerde hizmetin aksamadan sürmesi için nöbet sistemi oluşturulmuştur. Her branştan yeterli hekim olmaması nedeni ile hekimler on-call olarak hizmet vermekteyken ayrıca 24 saatlik nöbetler de tutmaktadır. Buna rağmen nöbetçi hekim olmayan geceler bulunmakta ve acilen görevli nöbetçi hekim sayısının artırılması gerekmektedir.

Acil durumlarda o anda merkezde nöbet tutan hekimin hastaya müdahale etmesi, on-call hekimin evden gelmesine kadar geçen sürede hayat kurtarıcı olacağından nöbetçi hekim olmayan gün kalmayacak şekilde hekim sayısının tamamlanması şarttır.

 

1 Ocak 2017-31 Aralık 2017 arasında Onkoloji Merkezi polikliniklerindeki muayene sayıları şöyledir:

 

Pediatrik Onkoloji(1 hekim):  885 muayene

Pediatrik Hematoloji (1 hekim): 888 muayene

Erişkin Onkoloji (2 hekim): 14 474 muayene

Erişkin Hematoloji(1 hekim): 6043 muayene

Radyasyon Onkolojisi(1 hekim): 4050 muayene olmak üzere

Toplam muayene sayısı: 26 340 olmuştur.

Ayni süre içinde 1799 yatılı hasta tedavisi yapılmıştır.

 

Görüldüğü üzere bu kadar iş yükü altında sayıları yetersiz olan hekimler ezilmekte ve hastalarımız da uzun süreler beklemek zorunda kalmaktadır.  Hem hekim sayısının, hem hemşire sayısının artırılması hizmet kalitesini artırmakla kalmayıp hasta memnuniyetini de artıracaktır.

Tüm dünyada multidisipliner olarak verilen kanser tedavilerinde hekim ve hemşirelerin yanı sıra tedavi ekibinde yer alması gereken psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, sosyal hizmet uzmanı gibi görevlilerin de biran önce merkezde görevlendirilmesi çağdaş ve modern kanser tedavisi sunulabilmesinin olmazsa olmazlarındandır.

 

1-7 Nisan Kanser Haftası münasebeti ile Sağlık Bakanlığını ve tüm yetkilileri Onkoloji Hastanemizin hekim, personel, teçhizat ve ilaç  eksikliklerini acilen giderip kamu çalışanlarının yoğun bir özveriyle sürdürmekte olduğu görevlerini çağımızın gerekliliklerine uygun şartlara getirerek hizmet kalitesini artırmaya çağırıyoruz.  

Toplumumuzu ve yetkilileri, gelişmiş dünyada olduğu gibi ülkemizde de kanseri oluştuktan sonra erken yakalamaya değil, önlemeye odaklanmak için, özellikle değiştirilebilir risk faktörleri ile mücadelede birleşmeye çağırıyoruz.  Bu noktadan hareketle SİGARA ve OBEZİTE ‘ye karşı mücadelede birleşmek ve ülke sathında bir seferberlik ilan etmek gerektiği düşüncesindeyiz.

 

Saygılarımla

Tıp-İş Yönetim Kurulu (a)

 

Dr. Ahmet Varış

Başkan

 

 

Last modified on Pazartesi, 16 Eylül 2019 14:06
Rate this item
(0 votes)
Read 124 times

Facebook Sayfamız